Ekolojik İlişkiler Doğada Nasıl Şekillenir?

Dünyamız geniş bir ekosisteme ev sahipliği yapar. Organizmalar, ekosistemde birlikte yaşarlar ve birbirlerine bağımlıdır. Ekosistemin işleyişi için her birinin yaşam ağında bir rolü vardır. Temel olarak, bir türün hayatta kalması için bazı kaynaklara ihtiyaç duyulur. Bitkiler için; su, güneş ışığı, besinler ve yetiştirilecek alan bazı temel kaynaklardır. Hayvanlar için önemli kaynaklar arasında yiyecek, su, barınak ve yuvalama alanı yer alır. Canlılar bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için birbirleriyle ilişki içerisinde bulunurlar. Gelin hep birlikte doğanın işbirliğine, ekolojik ilişkilerinin nasıl olduğuna göz atalım.

Ekolojik İlişkilerin İncelenmesi

Farklı organizmalar arasındaki etkileşimler uzun süreli ve yakın bir etkileşim halindedir. Bir komunitede ki iki farklı türe ait organizma arasındaki ekolojik ilişkiye simbiyoz (birlikte yaşam) adı verilir. Simbiyoz, iki organizmanın bir ya da her ikisine de yarar sağlayacak şekilde etkileştiği zaman ortaya çıkar ve etkilenme şekline göre gruplanır:

Mutualizm, ilişkideki her iki yaşam formunun da yarar sağlamasıyla oluşur. Genellikle, farklı olan gereksinimlerini birbirinden tamamlayan organizmalar arasında görülür. Mutualizme örnek olarak; baklagillerin köklerindeki nodüllerde yaşayan Rhizobium cinsi bakteri, havanın azotunu bağlayarak bitkiye geçmesini sağlar. Bakteri de baklagil sayesinde korunur ve beslenir.

Bakteri ve bitki kökleri işbirliği haricinde şaşıracağınız bir başka örnek olarak Charadriinae familyasından yağmur kuşu ve timsahtan bahsedelim. Birbirlerinden oldukça farklılar değil mi? Vahşi bir hayvan olarak tanımlanan timsah ve küçük bir kuşun işbirliği.. Yağmur kuşu, bir kuş için tehlikeli olabilecek timsahın ağzına konar ve timsahın dişleri arasında kalan besin parçalarını yer, timsahta dişlerinde enfeksiyon oluşturabilecek besin parçalarını temizletmiş olur. Doğada bu örnekler gibi şaşkınlıkla gözlemleyebileceğimiz birçok işbirliği var.

Kommensalizm, bir organizma için yararlıdır ancak diğerini olumlu veya olumsuz etkilemez. Kommensalizme örnek olarak, istiridyenin sırt boşluğu içinde çok küçük bir yengeç türü yaşar. Yengeç, istiridyenin yemediği ya da arta kalan besin parçalarıyla beslenir ve istiridye sayesinde dış etkenlerden korunur. İstiridye böyle bir ekolojik ilişkiden etkilenmez.

Parazitizm, birlikte yaşayan canlılardan biri yarar sağlarken diğerinin zarar gördüğü bir ilişkidir. Bu birliktelikte zarar gören canlıya ‘konak’, zarar veren canlıya ‘parazit’ denir. Yırtıcılardan farklı olarak parazitler, ev sahibi canlıyı öldürmezler. Ancak bazı parazitlerin konak canlıda hastalığa sebebiyet verdikleri bilinmektedir.

Parazitler, konak canlıdan uzun bir süre yiyecek veya barınak ihtiyaçlarını karşılarlar. Birbirleriyle bu ilişkiyi hangi canlılar yapıyor dersiniz? Çok çeşitli böcekler, bitkilerden küsküt otu, solucanlar, virüsler, bakteriler, protozoalar…

Doğadaki bu ekolojik ilişkiler bir işleyiş düzenindedir. Bizler kimi zaman birbirleriyle yaptıkları iş birliğine şaşırır, seviniriz. Kimi zaman birinin diğerine zarar vermesinden üzülürüz. Bunların her biri doğanın bir parçası…

 

 

Yazı Sahibi

İlkokul birinci sınıftan beri bilim insanı olma hedefime Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde lisans eğitimi alarak başladım. 2020 mezunu bir biyolog olarak yeni yapılan çalışmalarda görev alıp bilime katkı sağlamayı hedefliyorum. Bilim ve doğanın içerisinde olmayı çok seviyorum 🙂