Kulaklı Orman Baykuşu soluk tüylere sahiptir, oldukça çizgili ve benekli bir desene sahiptir bu tüyler. Gagası siyah, gözleri turuncu renktedir. Normal şartlarda toparlak durmasına karşın uyarı halinde dikleşir.

Ülkemizin neredeyse her bölgesinde karşımıza çıkan bir baykuş türü olup; suya yakın yerlerde, ağaçlık arazilerde (parklar, yerleşim yerleri de buna dahil olmak üzere), çalılarda yaşar. Bununla birlikte kışın konak olarak genellikle sık çalıları yahut kozalaklı ağaçları tercih eder.
Yani buradan şu sonuca varmamız mümkün “Kuşumuz Ankara’da çok sık rastlanabilecek bir kuş!”, hatta aramızda sır kalmasın Yeşil Vadi’de kuşumuzun tüylerine ve peletine rastladık. Pelet demişken, gelelim Kulaklı Orman Baykuşu’na rastladığımızı nasıl anlayacağımıza. İlk olarak baykuşlar hakkında şunu bilmeliyiz; fare, tavşan ve sincap yemeyi çok severler. Avlarını yakaladıkları gibi tek lokmada yutarlar.


Sindirim işlemi bittiğinde avlarının kürkünü ve kemiklerini topaklar halinde kusarlar. İşte bu topaklara pelet denir ve peletler tür için ayırt edici bir özelliktedir.

Bunun yanı sıra dışkıları beyaz renkte olup, ağaçlarda fırça darbesi atılmışçasına bir iz bırakır. Ayrıca kuşumuz fareleri çok sevdiğinden, farelerin yuvalarına yakın ağaçlara tüner. Eğer toprakta ufak kabarıklıklar ve delikler görüyorsanız oradan bir fare geçmiş demektir ve kafanızı kaldırdığınız anda Kulaklı Orman Baykuşu ile göz göze gelebilirsiniz, bizden söylemesi… İyi keşifler!

Kaynak: trakus.org

Yazı Sahibi

Dünya tatlısı canlılar olduğuna inanıyorum evrende, bulunuşlarını bekleyen. Bu yüzden hep gülümsüyorum, onları bulup kocaman bir gülücük bırakıyorum gamzelerine ve sonra onları yazıyorum. Ben bir yazarım; hayvanlardan bitkilere, dünyadan yıldızlara, her şeyi yazarım ben. Zira kelimelerden ve gülümsememden güçlü pek az şeyim var. Bir de okurum ben. Biyoloji okurum, kitap okurum, canlıları okurum. Bu sebeplerdendir ki Hacettepe Üniversitesi'nde lisans öğrencisi bir biyoloğum. Zoolojiden, hidrobiyolojiden, speleolojiden, tıbbi biyolojiden ve psikolojiden oldukça hoşlanırım. Bazen resim çizer, bazen fotoğraf çeker, bazen de ukulele çalarım. Çoğu zaman şarkılar söyler, genellikle de konuşurum. Arada bir mağaraya girer, dağa tırmanır, dalış yaparım. Ve her zaman yürürüm ben. Denize, gökyüzüne ve siz insanlara ise aşığım.