O bir amfibi mi? Yoksa balık mı? İşte karşınızda çamur zıpzıplarııı! Aslında bu sevimli canlılar için amfibik balık terimini de kullanabiliriz. Zira kendileri karada ve suda yaşayabilen amfibiler ile, suda yaşayan balıklar arasında bir geçiş formu görevinde. Gelin önce canlımızı genel hatlarıyla değerlendirelim.

Boyları genellikle 20-30 cm kadardır. Gözleri birbirinden bağımsız hareket edebilen çamur zıpzıplarının bu özelliği onlara panoramik bir görüntü sunarken,  kara yaşamında başlarına gelebilecek tehlikelere karşı iyi bir avantaj sağlamaktadır. Hatta bu özellikleri yalnızca bu yararları sunmakla kalmayıp, kara yaşamına ayak uydurabilmeleri için muhteşem bir imkan da sunmaktadır. Şöyle ki, balıklar karaya çıktıkları anda solungaçları kurumaya ve birbirine yapışmaya başlar.

Bunu engellemek adına ise çamur zıpzıpları, kulaklarının arkasında su depolayabildikleri bir boşluğa sahiptirler. Gözlerini hareket ettirdikçe depoda basınç oluşur ve bu basınç depolanan suyu oksitleyerek solungaçların nemli kalmasına olanak verir. Derilerinin kurumasını önlemek için de devamlı çamur ile temas halindedirler, bazı zamanlar çamurun içinde tüneller kazarak derilerini serinletirler. Yaşamlarının çoğunu suda geçiren bu canlılar, Kaya Balıkları Ailesi içerisinde yer almaktadır.

Şimdi bu canlımızın evrimsel süreçte nerede olduğuna kısacık bir değinelim. Bildiğimiz üzre 400 milyon yıl kadar önce Balıklar Sınıfı’ndan olan bir grup tür evrimleşerek, günümüzde karalarda yaşamını sürdüren bütün omurgalıların ilk atası olmuştur. İşte bu geçişin bizzat şahitliğini yapabileceğimiz yegane canlılar arasında Çamur Zıpzıpları!

Kaynak ve detaylı okumalar için:

  1. fishbase.org
  2. mudskipper.it
  3. evrimagaci.org
  4. owlcation.org

Yazı Sahibi

Dünya tatlısı canlılar olduğuna inanıyorum evrende, bulunuşlarını bekleyen. Bu yüzden hep gülümsüyorum, onları bulup kocaman bir gülücük bırakıyorum gamzelerine ve sonra onları yazıyorum. Ben bir yazarım; hayvanlardan bitkilere, dünyadan yıldızlara, her şeyi yazarım ben. Zira kelimelerden ve gülümsememden güçlü pek az şeyim var. Bir de okurum ben. Biyoloji okurum, kitap okurum, canlıları okurum. Bu sebeplerdendir ki Hacettepe Üniversitesi'nde lisans öğrencisi bir biyoloğum. Zoolojiden, hidrobiyolojiden, speleolojiden, tıbbi biyolojiden ve psikolojiden oldukça hoşlanırım. Bazen resim çizer, bazen fotoğraf çeker, bazen de ukulele çalarım. Çoğu zaman şarkılar söyler, genellikle de konuşurum. Arada bir mağaraya girer, dağa tırmanır, dalış yaparım. Ve her zaman yürürüm ben. Denize, gökyüzüne ve siz insanlara ise aşığım.