Gelin Dünya’ya şöyle çook uzaklardan bakalım. Sanki masmavi bir elbise giymiş. Bunun nedeni  dünyanın yüzde çoğunluğunun okyanuslarla kaplı olmasıdır. Okyanuslar geniş olduğu kadar da derindir. Ortalama olarak bir okyanus iki mil derinliğindedir. Ancak Pasifik Okyanusunda bir istisna vardır: Mariana Çukuru. Burada su neredeyse yedi mil derinliğe sahiptir. Okyanuslar, dünyadaki iklimi yaşanılabilir kılmaya yardımcı olur. Okyanusun yüzey katmanı, gezegene güneşten ulaşan ısının yarısını emer. Bu ısının dünyaya yayılmasıyla okyanuslar hava ve iklim üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Eğer bu güzel mavilik olmasaydı, gezegenimiz buz tutmuş bir manzaradan fazlasına sahip olamazdı.

Okyanuslar, dünyadaki en büyük yaşam çeşitliliğini içerir. Bilim adamları okyanusta yaklaşık bir milyon hayvan türünün yaşadığını tahmin ediyor.

Okyanuslar bitki yaşamı ile de oldukça iç içedir. Çoğu fitoplankton denilen küçük alglerdir. Geri kalan bitki yaşamını ise deniz yosunu ve yosun gibi daha büyük algler oluşturur.

Okyanuslar, milyarlarca insan için büyük bir protein kaynağı oluşturan balık ve diğer deniz ürünlerini sağlamaktadır. Ayrıca gıda, kimyasal madde, enerji ve inşaat malzemeleri imalatında kullanılan deniz yosunu ve diğer deniz bitkilerini sağlar. Sadece bu da değil! Okyanus dalgaları, rüzgarlar ve akıntılar sürdürülebilir enerji kaynakları için potansiyel sunmaktadır.

İnsanlar önemli doğal kaynakları için okyanuslara güveniyorlar gelgelelim balıkların ve diğer kaynakların aşırı kullanımı, yıkıcı balık avlama, düzenlemesiz gelişme, kirlilik ve iklim değişikliği okyanusları birçok yönden değiştirmektedir.

Buz tutmuş ve bomboş bir dünyanın manzarasına gözlerimizi açmamak adına okyanuslarımıza karşı ufacık bir zarardan dahi kaçınalım!

Kaynaklar:

1. kids.nationalgeographic.org
2. worldwildlife.org