MIT’de bir grup araştırmacı protein sekanslarını duyulabilir seslere çevirmeyi başardı. Aynı işlemi geriye sararak, müziğe bazı varyasyonlar ekleyip doğada daha önce görülmemiş yeni proteinler elde etmeye çalıştılar.

Buna rağmen, yeni proteinleri gerçekliğe getirmek o kadar kolay değil. Yeni sistematik yaklaşım protein sekansındaki amino asitleri müzik sekansına çevirmek için moleküllerin fiziksel yapısından yararlanılıyor. Sesler, insanların duyabileceği aralığa gelecek şekilde transpoze edildi. Tonlar ve ilişkileri moleküllerin fiziksel titreşimleri baz alınarak, kuantum kimya teorilerine dayandırılarak programlandı.

Proteinlerin dilini anlamak

Tüm amaç, proteinlerinleri ve onların geniş varyasyonlarını anlamak. Vücudumuzda hemen hemen her birimin yapı taşı olan proteinler için sistemin geliştiricilerinden olan Markus Buehler ” Onların kendi dili var ve biz daha nasıl çalıştığını bilmiyoruz.” diyor.

Bu dili insanların daha alışkın olduğu bir dile çevirerek farklı katmanlarda kodlanmış bilgilere; uzunluk, hacim, tizlik gibi farklı açıları ekliyor. Yapay zekayı geliştiren takım, çeşitli melodilerin üretilmesi için çalışarak çok sayıda proteinin çözümlenmesini sağladılar. Yapay zeka, müzik sekanslarındaki küçük değişiklikleri tespit ederek ya da tamamen yeni sekanslar yaratarak bunları protein kodlarına dönüştürür ve aynı işlemi tersine de yapabilir. Örnek olarak doğadaki en güçlü malzemelerden biri olan örümcek ipliğinin kodlarını bir besteye çevirebiliyor.


Ayrıca MIT araştırmacılarının yaptığı Amino Acid Synthesizer uygulamsıyla siz de amino asitlerden kendi bestenizi yapabilirsiniz.

Kaynak:

http://news.mit.edu/2019/translating-proteins-music-0626