Zaman zaman keşke kedi olsam da şurada kıvrılıp uyuyabilsem dediğiniz oluyor mu? Ya da kedinizin sizi büyük bir kedi olarak gördüğünü düşündünüz mü? Dış görünüş olarak benzemesek de aslında çok içte bir yerlerde kedilerle insanların benzerlikleri var.

Kedilerle akrabalığımız yaklaşık 90 milyon yıl öncesine, Boreoeutheria denilen plesentalı memelilere dayanıyor. Boreoeutheria ismi Yunancadan ‘kuzeyin iyi canavarı’ olarak çevrilebilir.

Boreoeutheria taksonu Mezozoik dönemin sonları olan Kretase döneminde ortaya çıktı. Bu zamanda Dünya’nın yer küresi çok hareketliydi ve Boreoeutheria taksonu Dünya’nın Lavrasya kısmında evrimleşti. Mezozoik dönemin sonundaki meteor çarpması o dönemin baskın türü olan dinozorları ortadan kaldırsa da çiçekli bitkiler, midyeler, salyangozlar, iki yaşamlılar, kertenkeleler, yılanlar, timsahlar ve memeliler hayatta kaldı. Daha sonraki dönemlerde memeliler pek çok farklı yaşam alanlarına dağıldılar.

Evcil kedilerle insanların yolları bu ilk atadan çok sonra Orta Doğu’da kesişti. Tarım toplumuna geçen insanlar kedilerin böcekleri, yılanları, fareleri yediklerini gördüler. Ürünleri daha az zarar görmüş oluyordu. Antik Mısır döneminde ise insanlar kedileri evcilleştirilmeye başladılar.

Kediler günümüzde hala o dönemlerdeki avcılık yeteneklerini koruyor. Korudukları bir başka şey ise insanlarla ortak genleri…

Bilim insanları İnsan Genom Projesinde olduğu gibi kedi genomlarının da analizini yaptılar. Kedi genomlarıyla; insan, şempanze, fare, sıçan, köpek ve inek genomlarının benzerliğini buldular.

Çalışmalarda insan, kedi ve farelerin X ve Y kromozomlarının karşılaştırılması da yapıldı. X kromozomunda 25 gen incelenirken Y kromozomunda 7 gen incelendi. Kedi ve insanın X kromozomu üzerinde belli bir sıranın korunduğu gözlemlendi. Fare ve kedi ile insanın X kromozomu karşılaştırmasında ise en az 7 tane yeniden düzenlenen sıra tanımlandı. İnsan ile kedinin Y kromozomunda bir tane genin farklı düzenlendiği bulundu.

Bu incelemelerde çıkan benzerliklerin önemi insanlarda ortaya çıkan hastalıkların incelenmesinin kedilerin üzerinde de yapılabileceği ile açıklanabilir. Kedilerde insanlardaki genetik hastalıklara benzeyen 250’den fazla doğal kalıtsal bozukluk vardır. İnsanlarda HIV/AIDS’e neden olan virüs ile kedilerdeki FIV virüsü genetik olarak akrabadır. Benzer etkiler gösterdiği için tedavi bulunması her iki canlı için önemlidir. Ayrıca bu araştırmalar; evcilleştirme süreçleri, büyük kediler arasında ekolojik adaptasyon dahil evrim çalışmaları için de faydalıdır.

Kaynaklar

https://www.britannica.com/animal/cat

http://www.bilimteknik.tubitak.gov.tr/sites/default/files/bilgipaket/bilgi_paketleri/jeolojik_devirler/html/sco8.html

https://www.onezoom.org/AT.html/@Mammalia=244265#x602,y-487,w2.0320

https://eol.org/pages/32005829/articles

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/10613845?dopt=Abstract

http://www.genomenewsnetwork.org/articles/04_00/cat_humans.shtml