Kurtlar, köpekgiller ailesinin en büyük üyesidir. Bunlar, ev köpeklerimizin evcilleştiği türlerdir. Bir zamanlar karasal ortamda en çok karşılaşabileceğimiz vahşi memelilerdi. Çoğunlukla Kuzey yarım kürenin uygun topraklarında yaşarlardı. Yaşam alanlarının insanlar tarafından işgal edilmesi üzerine, şu anda dünya genelinde eski dağılımlarının 2/3’sini işgal ederler.

Dünya üzerinde en çok tanınan kurt türlerinin başında Kızıl kurt ve Gri Kurt gelir. Kaç tane yaşayan kurt türünün bulunduğu ve Gri Kurt (Canis lupus )’un alt-türlerinin bulunup bulunmadığı günümüzde hala tartışmalı ve kesin olarak aydınlatılamamış bir konudur. 

KURTLARIN BİLİMSEL SINIFLANDIRILMASI 

Alem: Animalia (Hayvanlar) 

Şube: Chordata (kordalılar/omurgalılar) 

Sınıf: Mammalia (memeliler) 

Takım: Carnivora (etçiller) 

AİLE: Canidae (köpekgiller) 

CİNS: Canis (köpekler) 

TÜRLER:  lupus  ( Gri Kurt ) 

                 rufus( Kızıl Kurt ) 

                 lycaon (Doğu Kanada Kurdu)  

KURTLARIN BİLİMSEL İSİMLENDİRİLMESİ

Dünya üzerinde yaşayan her canlı gibi kurtların da kendilerine özel bilimsel bir adı vardır. Bu isimlendirme her yerde aynıdır. Böylece farklı dilleri konuşan insanlar, Canis lupus denildiğinde Gri Kurt’tan bahsedildiğini anlar. 

YAYGIN İSİMLER

Bilimsel isimlendirmenin aksine, yaygın isimler kültürlere ve coğrafik bölgelere göre değişebilir. Örneğin ormanlık bir alanda yaşayan bir Gri Kurt, ‘’Orman Kurdu’’ olarak isimlendirilebilirken, tundrada yaşayan bir Gri Kurt ‘’Tundra Kurdu’’ olarak isimlendirilebilir.

DAVRANIŞSAL AÇIDAN KURTLAR

Kurtlar oldukça sosyal hayvanlardır. Çoğu insanın düşündüğünün aksine, birbirleriyle oldukça iyi geçinirler. Sürünün içerisinde birbirleriyle nadiren çekişirler.

Kurtlar da tıpkı insanlar gibi aileye değer verirler. Birbirlerine saygı duyarlar, bir takım olarak işbirliği yaparlar ve kendilerinin olmayan yavru kurtlara bile sahip çıkıp bakımlarını üstlenebilirler.

Bilimsel çalışmalar göstermiştir ki, kurtlar içgüdüsel hayvanlardır. Farklı türdeki çevrelere kısa sürede uyum sağlama yeteneğine sahiptirler. Düşünüldüğü ve masallarda anlatıldığı gibi birer ‘’canavar’’ değildirler. Her canlı gibi onlar da hayatta kalmaya devam edebilmek için yemek bulmak zorundadır fakat karşılarına çıkan her şeyi (evet buna siz de dahilsiniz!) yeme eğilimi göstermezler.

Kurtların insanlara saldırması gerçekten çok ender rastlanan bir durumdur. Vahşi yaşamda bir insanın diğer vahşi hayvanlar tarafından saldırıya uğraması, bir kurt tarafından saldırıya uğraması olasılığından daha yüksektir. 

İç ürpertici ulumalarından dolayı efsanevi olarak nitelendirilirler. Birbirleriyle uluyarak iletişim kurarlar. Yalnız bir kurt, kendi sürüsünün dikkatini çekmek için uluyabilir. Bölgelerini diğer kurtlara belli etmek amacıyla sürü halinde ulurlar. Bazı ulumalar agresiftir, bunlar rakip sürüler tarafından cevaplanabilir. Evcil köpeklerin domino taşı etkisi gösterebilen havlamaları gibi , kurtlar da durduk yere başka bir kurt ulumaya başladığı için uluyabilir. 25 kurdun uluduğu bir videoya aşağıdaki bağlantı adresine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=5IaYm3NjJnM

Sürü içerisinde; avlanırken, iletişim kurarken ve bölgelerini korurken maksimum işbirliği açısından oldukça yüksek derecede düzenlenmiş sosyal yapılar oluştururlar.

Bölgelerini idrar ve çeşitli kokularla işaretlerler. Bunu, etraflarındaki ağaçlara sürünerek veya yerde yuvarlanarak gerçekleştirirler. Bölgelerine sahip çıkan ve ihtiyaçları olandan daha fazla alanda yaşayan hayvanlardır. Bunun sebebi istikrarlı bir şekilde av tedarik edebilme kaygısıdır. Yaşam alanlarının boyutu, etraflarındaki av sayısına göre değişir. Av sayısının fazla olduğu alanlarda kurt sürülerinin sahip olduğu mülkiyet alanları daha küçüktür.

Bir kurt, tek oturuşta 9 kg et yiyebilir. Bu da sürüler halinde avlanmalarının başlıca nedenlerindendir. Çünkü sürü halinde daha büyük avlar yakalayabilirler.

Tek bir günde 20 km gibi bir mesafeyi katedebilirler.

Avlarının yerini sezerek ve koklayarak bulurlar ve av konusunda oldukça inatçıdırlar. Gerekirse tüm gün ve gece avlarının peşinde olabilirler.Oldukça dayanıklı ve iradeli hayvanlardır.

Kurt sürüleri yüksek hiyerarşik topluluklardır. Sürünün başında baskın bir Alfa erkek kurt ve onun hemen yanında bir Alfa dişi kurt bulunur. Genellikle bu alfa dişi ve erkek kurt, sürüde yavrulayan tek kurtlardır. Yıl içerisinde sadece kış aylarında çiftleşirler. Nisan sonlarında veya Mayıs başlarında yavru sahibi olurlar. Tek bir doğumda 4-6 yavru sahibi olabilirler. Yavrular çok hızlı büyür, doğdukları yılın kışında ergin boyutlarına ulaşmış olurlar fakat yetişkin kurt olmaları 2 yaşlarını bulur. Sürünün bütün ergin kurtları,gerektiğinde yavru bakımını üstlenirler ve diğerleri avlanırken onlara göz kulak olan ergin kurtlar mutlaka bulunur.

Bir kurt kendine bir eş bulduğunda, genellikle hayatı boyunca onunla birlikte kalır. Yüksek sosyal ilişkiler geliştirirler ve sürülerine o kadar düşkün olurlar ki, aile birimini korumak adına kendilerini feda edebilirler.

Her bir sürüde var olan hiyerarşi, dominant veya itaatkar vücut duruşlarıyla ve kommün yavru bakımı gibi diğer davranışsal kalıplara göre belirlenir.Sürüden uzaklaştırılan bir kurt yaşamına ”yalnız kurt” olarak devam eder. Başka sürülerle etkileşimden uzak durur ve ulumaktan çekinir.

KURT TÜRLERİNE GENEL BİR BAKIŞ 

Dünya üzerinde 3 kurt türü vardır: Gri Kurt, Kızıl Kurt ve Habeş (Etiyopya) Kurdu. 

Aynı zamanda bulundukları/görüldükleri bölgeye göre isimlendirilen birçok farklı alt-tür de vardır. Bu tür kurtların pek çok benzerlikleri olsa bile, onları birbirinden ayırmaya yetecek kadar farklılıkları da vardır.  

Gri Kurt (Canis lupus)çoğu insanın aşina olduğu bir kurt türüdür. Yaşadıkları bölgelere göre farklı renklerde ve farklı boyutlarda olabilirler. ABD, Kanada ve Alaska’da bulunabilirler. Aynı zamanda Avrupa, Asya ve Afrika’nın bazı bölgelerinde yaşarlar.Patileri oldukça büyüktür,bu sayede koşarken ağırlıklarını istedikleri yöne aktarabilirler ve karda yürürken yumuşak bölgelerde batmazlar. Çeneleri çok güçlüdür ve dişleri keskindir. Ortalama bir köpeğin 3 katı ısırma gücüne sahiptirler.Oldukça ilginçtir ki bir Gri Kurdun salyasının yeni doku oluşumuna yardım ettiği ve enfeksiyon oluşma riskini azalttığı kanıtlanmıştır.

Gri Kurtlar için çiftleşme mevsimi oldukça uzundur. Ocak ayından Nisan ayına kadar devam edebilir. Alfa erkek, beta dişiyle ve sürünün diğer dişileriyle çiftleşebilir. Bu durum türden türe değişir. Çiftleşme başarılı olursa 2 ay sonra yavrular doğar. Doğduklarında sağır ve kör olan yavru kurtlar, genellikle yarım kilo ağırlığındadır. 2 yaşına kadar sürüde kalmaya devam ederler fakat tamamen olgunlaştıklarında kendi sürülerini oluşturmak üzere bulundukları sürüden ayrılırlar.Nesli tükenmekte olan hayvanlar kategorisindedirler. Buna rağmen ABD’nin belirli bölgelerinde yüksek popülasyonları sebebiyle insanlar tarafından kontrollü olarak avlanmalarına izin verilir. 

Kutup Kurdu ( Canis lupus arctos ), beyaz ve sarı renginden dolayı en dikkat çekici Canis lupus alt-türüdür.Diğer köpekgillerden 50 milyon yıl önce evrilmişlerdir. Buz Devri’nden beri bu kurt türlerinin böylesi soğuk yerlerde yaşamaya başladıkları düşünülmektedir. Ekstrem soğuklara dayanabilmelerini sağlayan bir anatomik yapı geliştirmişlerdir. Ayrıca yaşadıkları habitattan dolayı diğer kurt türlerinin aksine,acıktıkça yemek yerine vücutlarında yağ depolayarak hayatta kalmaya adapte olmuşlardır.
Kanada Arktik Bölgesi’nde ve Grönland’ın kuzey kesimlerinde yaşar. Yaşamak için yemek bulmaları, yaşadıkları bölgenin iklim şartları nedeniyle oldukça zordur. Küresel ısınma ve diğer faktörlerin etkisiyle de bu kurtların yaşamı her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.  Genellikle doğal olarak solo yaşadıkları düşünülse de diğer kurtlar gibi sürü halinde yaşarlar.Çoğu kurt türünde olduğu gibi bu türde de Alfa erkek ve Beta dişi çiftleşir. Dişi kurt; çiftleşmeden bir ay sonra,kalın kar tabakasını eşeleyerek kendine doğum yapmak için bir in oluşturmak için oldukça uzun zaman ve enerji harcar. Tek bir doğumda 12 yavru doğurabilirler.Yavrular ortalama 3 aylıkken anneleriyle birlikte sürüye katılırlar. Bu kurt türü insanlar ve kutup ayıları için avdırlar.


Kızıl Kurt ( Canis rufus ), tahmin edeceğiniz üzere ismini renginden alır. Kürklerindeki hafif kızılımsı renkten dolayı zaman zaman tilkilerle karıştırılabilirler. Tüylerinin rengi aynı zamanda kahverengi de olabilir, bu yüzden doğada göründüklerinde farklı bir tür olarak algılanabilmektedirler. Yoğun olarak Kuzey ve Güney Carolina’da (ABD) bulunurlar. Genellikle solo avlanırlar. Bundan dolayı daha küçük avlarla yetinirler. Çiftleşme dönemleri Ocak ve Mart aylarını kapsar. Üremeyi sadece lider dişi ve erkek kurt gerçekleştirir. Dişi kurt bir dopumda 3-12 yavruya sahip olabilir. Yavrular bin inde doğarlar fakat onlar büyüyüp gelişene kadar aynı inde barınmak yerine,anne kurt onları birkaç ay boyunca farklı inlere taşır, böylelikle kokuları çok sinmeden barındıkları bölgenin diğer kurt sürüleri tarafından bulunması zorlaşmış olur. 1996’dan beri kritik olarak nesli tehlike altında olan türler arasındaki yerini korumaktadır. 

Yaklaşık 3000 İran Kurdu ( Canis lupus pallipes ), günümüzde yaşamaktadır. Hindistan’ın Uttar Pradeş ve Haryana bölgelerinde yaşarlar.Sıcak bölgelerde yaşadıkları için,vücut anatomileri de buna göre evrimleşmiştir dolayısıyla daha ince yapılıdırlar.Diğer kurt türleri gibi uluma becerisine sahip olsalar da çoğu zaman ulumayı seçmezler. Bu durum uzmanlar için cevabı bilinmeyen bir bilmecedir. Fakat, diğer türlere göre bölgelerine sahip çıkma güdüsünün bu türlerde daha olduğu düşünülür. Bu yüzden diğer türleri uyarmak için ulumayı tercih etmedikleri düşünülmektedir.Bu kurtların üreme dönemi Eylül ayında başlar. Anne kurt, tıpkı Kızıl Kurtlarda görüldüğü gibi yavrular doğduktan sonra onları farklı inlere taşır. Yoğun olarak avlanmaya maruz kaldıklarından dolayı nesilleri tükenme sınırındadır. Çoğunluğu hayvancılıkla uğraşan Hindistan halkı, hayvanlarının bu kurtlar tarafından öldürülmesini istemedikleri için onları avlarlar, aynı zamanda bu kurtların etinden de protein kaynağı olarak faydalanırlar.  Aynı zamanda bu kurtların küçük çocukları çaldığı gibi asılsız söylemler de vardır. Bölgelerindeki yemek kıtlığından dolayı insanlara saldırdığı bilinen bir kurt türüdür.

Himalaya Kurdu (Canis himalayensis), Gri Kurdun bir alt türüdür. Butan, Hindistan, Nepal, Çin ve Pakistan’ın uzak alanlarında yaşar.Açık ten renginde kürkleri vardır. Küçük sürüler oluşturma eğilimindedirler. İran kurtlarıyla kesişen yaşam alanları vardır fakat İran kurtlarıyla ortak sürü oluşturduklarına veya bu iki türün çiftleştiklerine dair herhangi bir kanıt yoktur. 

Habeş Kurdu (Canis simensis), Afrika’da bulunur. Gri Kurtlarla oldukça yakın akrabadırlar (diğer kurt türlerinden daha yakın). Küçük cüsselerinden dolayı Kır Kurtlarıyla (çakal) karıştırılırlar.  Sürü halinde yaşarlar fakat küçük avlar için solo avlanmayı göze aldıkları görülür. Diğer kurt türleri gibi karmaşık sosyal yapı oluşturma ihtiyacı duymazlar.  Başarılı çiftleşmelerinin neredeyse yarısı sürü dışından bir erkek kurt tarafından gerçekleştirilir. Bu açıdan diğer kurt türlerinden oldukça farklı bir sosyal davranış sergilemiş olurlar.Onları özgül kılan bir başka durum ise sürüde doğan erkek kurtların hayatları boyunca doğdukları sürüde kalmaları. Bu türlerde, çiftleşmek için sürüden dişi kurtlar ayrılır. Ayrıca alfa erkek ve dişi haricinde diğer sürü üyeleri de çiftleşebilirler.

Doğu Kanada Kurdu (Canis lupus lycaon),çoğu insanın düşündüğü gibi Gri Kurt veya Kızıl Kurt türlerinin bir alt türü değildir; ayrı bir tür teşkil eder. Açık kahverengi veya kızılımsı kürk rengine sahip olabilirler. Orta veya küçük boyuttadırlar. Kürklerindeki diğer tüylerden daha uzun siyah renkte tüyleri vardır bu sebepten dolayı Alaska’nın meşhur Husky köpeklerine benzerler. Yaşlandıkça bu uzun siyah tüylerden daha fazla üretirler. Bu tür kurtlara, Kanada’nın Ontario eyaletindeki Algonquin Eyalet parkında sıkça rastlayabilirsiniz. Doğu Kanada Kurt sürüleri, Beyaz Kuyruklu Geyiklerin göç yollarını takip ederler. Böylelikle özellikle kış aylarında besin kıtlığı çekmezler. Sürülerine bağımlı kurtlardır. Birbirlerine oldukça sadıktırlar ve diğer sürülerin kurtlarını kendi bölgelerinden uzak tutmak için her şeyi yaparlar. Bu yüzden doğada sık sık ulurken duyulurlar. Çoğunlukla geceleri aktiftirler fakat gün içinde de görülebilirler. Genellikle sürüyle avlansalar da zaman zaman tek başlarına av peşine düşebilirler. Bazı durumlarda bir Siyah Ayı’yı öldürmeyi bile başarırlar.  Avlanırken yavruların yanına onları korumaları için yetişkin kurtları bırakmak yerine, yavruları bir çukurda kendi başlarına bırakırlar. Eğer yavru bir kurt tek başına maceraya atılmaya kalkışırsa, çok yüksek ihtimalle diğer vahşi hayvanlar tarafından öldürülür. Alfa (erkek) ve Beta (dişi) kurt, Şubat ayında çiftleşir ve yavrular 2 ay sonra doğar. Beta kurt, yavruları birkaç aylık olana kadar bir çukura yerleşir ve avlara katılmaz.Doğum başına 4-7 yavruya sahip olabilirler. Aynı zamanda bu kurt türleri bölgelerindeki farklı tip Kır Kurtlarıyla çiftleşmeleriyle bilinirler. Bu durum endişe uyandırıcıdır çünkü, bu kurt türünün genetiğinin tamamen değişmesine neden olabilir. Aynı zamanda bu davranış oldukça ilginçtir çünkü çoğu kurt türü Kır Kurtlarıyla agresif ilişki gösterirler. 

KAYNAKÇA
https://www.wolfworlds.com/
https://onekindplanet.org/animal/wolf-grey/
https://wolf.org/wolf-info/basic-wolf-info/types-of-wolves/

Yazı Sahibi

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü 2.sınıf öğrencisiyim.