Altfamilya ile cins arasında bir ara basamakta (tribe) yer alan Euglossini türleri, Orchidaceae familyası bitkilerinden hoş kokulu yağlar topladıkları için “Orkide Arıları” olarak da bilinen oldukça dayanıklı ve parlak renkli arılardır. Bu takson 5 cinsi kapsar; bunların iki tanesi-E.smaragdina ve E.dentata– diğer Orkide Arıları – Aglae Lepeletier de Saint
Fargeau
& Audinet-Serville ve Exaerete
hoffmannsegg
– üzerinden kleptoparazitik olarak beslenirler[2,6].

Kleptoparazitizm, kelime olarak hırsızlıkla gerçekleştirilen parazitizm anlamına gelir. Bu davranışı sergileyen hayvanlar,kendi türünden veya başka türden bir canlının yuva yaparken kullandığı materyalleri veya kendisi için avladığı besinleri çalarlar. Arılar, yaban arıları, sinekler, örümcekler, karıncalar, gübre böcekleri kleptoparazitik hayvanlardandır[4].

Exaerete sp., güncel olarak Meksika’nın güneyinden Arjantin’in kuzeyine kadar yayılan 7 farklı tür içerir. Tüm türleri parlak metalik yeşil, mavi-yeşil ve mor renklerde bulunurlar ve boyutları 18-28 mm arasında değişiklik gösterebilir.Taraklı metafemora (eklembacaklılarda arka femur) ve dışbükey mesoscutellum (eklembacaklı kalkansı pulunun orta bölümü) ile tanınırlar[2].

Exaerete; Eulaema ve Eufriesea cinsi arı türlerinin yuvalarını kendilerine kurban olarak seçerler. Exaerete cinsi arılar monofiletiktir yani tek bir atasal tipten gelişmiştir ve daha büyük ve parazitik olmayan Euglossa cinsi ile bağlantılıdırlar[2].

BİLİMSEL SINIFLANDIRMA

Apidae Familyası

Alem: Animalia (Hayvanlar)

Exaerete smaragdina

Şube: Arthropoda (Eklembacaklılar)

Sınıf: Insecta (Böcekler)

Takım: Hymenoptera (Zar kanatlılar)

Familya: Apidae

Cins: Corbiculata

Aynı atadan gelen 3 esas canlı, kladogram (belirli bir grup organizmanın evrim sürecini gösteren diyagram) ile desteklendiği üzere Exaerete bünyesinde bulunur. Frontalis grubu olarak tanımlanan bir şube; E.frontalis, E.smaragdina ve E.lepeletieri‘den oluşur. Geriye kalan türler dentata grubuna aittir. Dentata grubu kendine özgü atasal iki canlı grubuna ayrılır: dentata altgrubu (E.dentata ve E.azteca) ve trochanterica altgrubu.(E.trochanterica ve E.guaykuru)[2]

Exaerete türlerinin filogenetik ağacı [2]

Türlerin yarısından fazlası, en yaygın tür olan E.smaragdina’ya oranla daha fazla alana yayılmış olarak bulunurlar. E.smaragdina, Arjantin’in kuzeyinden Meksika’ya kadar olan bölgede bulunur. E.dentata da benzer şekilde Arjantin’in kuzeyinden Costa Rica’ya kadar olan bölgede bulunur. E.trochanterica ve E.frontalis Brezilya’dan Panama’ya kadar ve Meksika’da bulunur. Sadece E.azteca ve E.guaykuru, Meksika ve Brezilya’da daha sınırlı bir alana yayılmışlardır.E.lepeletieri, Brezilya’nın kuzey bölgesinde özellikle Amazon Havzası’nda sınırlı bir alanda bulunur. Familya, Güney Amerika’nın merkezinde köken almış ve özelleşerek yayılma göstermiştir[2].

Exaerete türlerinin temsili (Euglossini)

Euglossini arıları, orman alt bitki örtüsünün çoğunun tozlaşmasını sağlar. Bitkilerin derin ve dar yapılarına erişebilmek için özelleşmiş olan dilleri, bazı türlerinde 4 cm uzunluğunu (1.6 inch) bulabilir. Düz arazi ormanlarında yaygındırlar. Bu ormanlardan birinde yapılan bir çalışmada, 20-40 farklı tür Euglossine arısının bir çiçekten diğerine uçtuğu gözlemlenmiştir. Tropik orman ekolojisi için önemlidirler; 700’den fazla tropik orkide türünün tozlaşmasında görev alırlar.Brezilya cevizi, ağacın çiçekleri ilk olarak Euglossineler tarafından tozlaşmadığı sürece oluşmaz. Bu sebepten Orkide Arıları ekonomik olarak da önemlidirler[5].

Dişiler küçük bir yuvada yaşarlar. Bunlar bal üretmez ve depolamazlar. Başlarında bir kraliçe arı bulunmaz.

Sadece erkek Orkide Arıları, orkideleri ziyaret ederek tozlaşmaya yardımcı olurlar. Nektar, polen veya çiçeğin herhangi başka bir bölümü ile beslenmezler. Bu arıları orkidelere çeken durum, orkidenin çevreye yaydığı özel bir kokudur[5].

Yetişkin Euglossini erkek arıları hoş kokulu bileşenleri toplayıp depo ederler. Bu davranış, polinasyon biyolojisinde önemli bir rol üstlenir çünkü pek çok orkide bitkisi ve çiçek veren diğer bitkiler erkek Euglossini’nin polinasyonuna adapte olmuşlardır. Arı, kokulu bir yüzeye konar ve yüzeyi antenleriyle inceler. Labial bezler, tarsal tüyler üzerinde kokuyla karışık lipitler salgılamaya başlar. Bunun için arı, ön tarsi ile (ön bacağın son bölütü) kokulu yüzeyi ovalamaya başlar. Daha sonra havalanır ve havada sabit durarak kanat çırpar. Bu sayede koku-lipit karışımı arka bacaklara gönderilir. Mid metatarsustaki (arka bacağın ortası) tarak benzeri yapılarla bu maddeler tibia posteriordaki çanağa süpürülürler. Arka (hind) tibialar koku-lipit karışımını depolayan süngerimsi doku bulundurduğu için kalındırlar. Euglossini ve onunla yakın bağlantılı Bombini üyeleri arka kanatlarında jugal lob bulundurmaz. Bunun yerine Euglossini; narin,tarak şeklinde ”jugal tarak” denilen bir yapı bulundurur. Tibial tepe ve kadife bölgenin aksine, jugal taraklar hem dişi hem de erkek Euglossini arılarında bulunur. Fakat dişi arılardaki daha küçüktür ve göze çarpmaz[3].

Orkideler ve Orkide Arıları arasında gerçekleşen bu etkileşim; orkidelere tozlaşma imkanı sunarken arıların çiftleşme davranışları için de önem arz eder: Orkideden aldıkları kimyasallar dişi arılara, erkeklerin iyi bir avcı toplayıcı olduğunu ve farklı çiçeklerden kimyasal bileşenler toplayacak kadar uzun yaşayabildiklerini gösteren koku sinyalleri sağlar[5].


Kaynakça

[1] Santiago R. Ramirez, David Roubik, Charlotte Skov, Naomi E. Pierce (2010) ”Phylogeny, diversification patterns and historical biogeography of euglossine orchid bees (Hymenoptera: Apidae)p:100, 552–572
[2] Evandson José dos Anjos-Silva,Evandson José dos Anjos-Silva,Engel,M.S.,Adena,S.R. (2007) ”Phylogeny of the cleptoparasitic bee genus Exaerete (Hymenoptera: Apidae)”,Apidologie 38 p: 419–425
[3] Bembé,B.(2004), ”Functional morphology in male euglossine bees and their ability to spray fragrances (Hymenoptera, Apidae, Euglossini)”, Apidologie, Springer Verlag 35 (3), p: 283-291.
[4] Nishimura,K.(2010), ”Kleptoparasitism and Cannibalism”, Encyclopedia of Animal Behavior,Academic Press,253-258
[5] Euglossine bee,Britannica(04.08.2020 tarihinde erişilmiştir.)
[6] Aglae caerulea Lepeletier de Saint Fargeau & Audinet-Serville(1825),INPN.(04.08.2020 tarihinde erişilmiştir.)

Yazı Sahibi

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü 2.sınıf öğrencisiyim.