Aposematizm için kısaca  zehirli gibi tehlikeli bir canlının avcısına onu yememesi gerektiğini belirten sinyaller diyebiliriz. Bu durumu sadece zehirli hayvanlarda değil, genel olarak avcıya ona saldırmasının pozitiften çok negatif etkileneceğini göstermek üzeredir. Genel olarak hem avcı hem de av için yararlı bir mekanizmadır. Avcıların zehirli canlıyı ayırmasına,belirli miktarda bir zarar sağlayarak avcıya karşı yem olmamak adına bir savunma mekanizması görevi görerek canlının yaşama potansiyelini arttırması gibi görevleri de vardır. Ancak bu durumun sağlanabilmesi için ilk önce avcı bireyin,ava özgü aposematik sinyali öğrenmesi gerekir. Yapılan çalışmalar ile Aposematizm’in bu öğrenme sürecini daha belirgin, göze çarpan ve ortamdaki diğer sinyallerden çok daha kolay bir şekilde ayırt edilebilen renkler ile kısaldığı görülmüştür[1,3]

Bal porsuğunun (Mellivora capensis) siyah beyaz renkler ile tehlikeli olduğunu  diğer canlılara belirterek göstermesi. 

Renkler 

 Bu noktada av üzerindeki renklerin,avcının dikkatini çekmesi ve avcının hafızasında yer edinmesi gerekir. Bu dikkat çekiciliği sağlamak için “kromatik kontrast” ve “lüminans kontrastı” olarak 2 farklı başlıktan bahsedebiliriz. Ancak genel olarak baktığımızda her iki özellik de birlikte görülür (parlak ve canlı renkler) [1].

Bu dikkat çekiciliği sağlayabilmek adına yaşanılan ortamdan kolayca ayırılabilecek renkler tercih edilmelidir. Yeşil rengin baskın olduğu bir ortamda sarı veya kırmızı gibi renkler ile dikkat çekicilik sağlanır. Gönderilen sinyali daha da belli etmek adına ana rengin yanında koyu bir arka plan rengi ile sağlanabilir (kırmızı ile siyah gibi zıt renkler)[1]. 

Phyllobates terribilis  (Golden poison frog) yağmur ormanlarında yaşar. 

Her ne kadar amaç kendini belli etmek olsa da aposematizm yeteneğini gizlenme yeteneği ile birlikte kullanan canlılar da görülür. Örnek olarak Kırlangıçkuyrukları (Papilio machaon) verebiliriz. Uzaktan bakıldığında kamuflajı sayesinde gizlenir ve yakından bakıldığında aposematik renkleriyle kendisini belli eder[4].

Desen

Yapılan çalışmalarla rengin desenden daha önemli bir uyarıcı olduğu gözlenmiştir,bunun yanı sıra desen sayesinde avcının avı daha hızlı öğrendiği görülmüştür[1,2] .İlk olarak civcivler üzerinde yapılan bir testte civcivlerin,desenden ziyade rengine göre genelleme yaparak avdan kaçındıkları görülmüştür. Yusufçuklar üzerinde yapılan başka bir deneyde ise eşek arıları gibi sarı siyah çizgilere sahip olan canlılardan, tamamen siyah veya tamamen sarı olan canlılara göre daha hızlı kaçınma gösterdikleri görülmüştür. Bunun üzerine tekrardan civcivler üzerinde yapılan başka bir deneyde hem çizgili hem de çizgisiz avlar bulunduğu zaman ilk olarak ana rengi sarı olan avlarda çizgili veya çizgisiz olmasının bir değişikliğe neden olmadığı görülse de yeşil ana renkli avlarda çizgili desene sahip olanlara karşı daha hızlı kaçınılma davranışı gözlenmiştir[2]

Avcıların Davranışı 

Avcıların kendi aralarında fazla çeşitlilik söz konusu olduğundan verilen tepkilerde de farklılıklar görülürken aposematizmin etkisini göstererek avcının saldırmasını engelleyemesi gibi avcı bazında negatif sonuçları da meydana getirebilir. Evrimsel süreç içerisinde av potansiyelindeki canlının hayatta kalması için gelişen aposematizm ile aynı zamanda avcı da evrimsel süreç içerisinde gelişim gösterir. Eğer yiyecek bulmanın zor olduğu bir bölge ise avcının hayatta kalabilmesi için avını tükettiğinde oluşan olumsuz duruma karşı bir önlem alması gerekir. 

Evrimsel yarış süresince avcılar, zehirli avın savunmasına karşı kendilerini geliştirmek zorunda kalabilirler. Bu tür bir durumda avcılar aposematik canlının zehirli olduğunu öğrenmesi gibi gelişebilen öğrenme kabiliyeti ile avının zehirli kısımlarını ayırarak yemeyi de öğrenebilirler[4]. Bu tür öğrenme güdüsü gelişmiş avcılar, aposematik canlıların kamuflaj yetenekleri tam olarak olmamasından ve avlarının savunma mekanizmalarına karşı kendilerini geliştirdiklerinden avları için çok daha tehlikeli bir duruma gelirler.

Taricha torosa (California newt)

Avcıların geliştirdikleri bir başka adaptasyon örneği ise avlarının zehirlerine karşı geliştirdikleri bağışıklık diyebiliriz. Avlarının zehirlerine karşı bağışıklık kazandıklarından sonra yine sorunsuz bir şekilde zehirlerinden etkilenmeden tüketmeye devam edeceklerdir. Bu duruma örnek olarak semender cinsi olan  Taricha sp. ile avcısı Garter Yılanı’na  (Thamnophis sp.) bakabiliriz. Semenderin derisinde bulunan tetrodoksin,Garter yılanları için ölümcüldür. Ancak bazı yılan popülasyonları tetrodoksine karşı bağışıklık geliştirmişlerdir.

Kaynakça

[1]Prudic,K.L,Skemp,A.K.,Rapai,D.R(2007),“Aposematic coloration, luminance contrast, and the benefits of conspicuousness” Behavioral Ecology, 18;1; syf. 41–46
[2]Martin,S.,Graeme,R.D.(2012), “Linking the evolution and formof warning coloration in nature”, Royal Society,279;1728,
[3] Arenas,M.L., Walter, D. & Stevens, M.(2015),“Signal honesty and predation risk among a closely related group of aposematic species” Sci Rep 5, 11021,syf. 1-12.
[4]Johanna,M.,Nicola,M. Endler J.A(2005),“The complex business of survival by aposematism” Trends in Ecology&Evolution,20;11,syf. 598-603