Polenin Toplanması

İşçi arılar, toplama merasimleri esnasında pozitif yüklü olan gövdeleri ile negatif yüklü olan çiçekler arasında elektrostatik alan oluşması sayesinde yüz binlerce polen tanesini kendine çeker. Ön ve orta bacaklarını kullanarak vücutlarındaki polen tozlarını toplar ve arka bacaklarındaki polen taşımaya yarayan sepetçik isimli bölgede biriktirir. Polenler kovana takılan arı poleni tuzakları sayesinde toplanır, eğer tuzak yoksa arılar yeni yavruların besin ihtiyacı için hepsini sıkı şekilde peteklere doldurur; polenler peteklerde fermente olarak bir diğer değerli arı ürünü olan arı ekmeğini oluşturur. [1]

Arı Poleninin Sağlığa Etkisi

  • Arı poleni, içeriğinde antioksidan özellik gösteren esansiyel amino asitler, vitaminler ve fenolik bileşikleri de barındıran zengin besin değerleri sayesinde antimikrobikrobiyal, antimutajenik ve antienflamatuvar (iltihapla savaşan) aktiviteleri ile biyolojik açıdan yararları kanıtlanmış çok değerli bir gıda ürünüdür.
  • Besin olarak alındığında ATP seviyesini yükselterek pek çok toksin ajanı etkisizleştirir. İçindeki maddeler protein metabolizmasının çoğu aşamasına katılarak nükleik asit sentezinde rol oynarlar. Bu şekilde dokuların enerji dengesine katkıda bulunup bağışıklığı önemli derecede arttırır. [2,3]
  • Besinlerin sindirim ve emilim mekanizmasını destekleyen bir bağırsak düzenleyici rolü üstlenir. Bu yüzden yetişkinlerde iştahsızlık ve karın ağrısı, çocuklarda ise gelişim eksikliği ve yetersiz beslenmede kullanılır.
  • İmmünostimülator (bağışıklık uyarısını başlatan) özelliği ile zatürre, lösemi gibi bağışıklığın düşmesine sebep olan şiddetli hastalıklar sırasında vücudun erken önlem almasını ve enfeksiyonlarla daha güçlü savaşmasını sağlar.
  • Aşırı egzersiz veya stres sebebiyle fiziksel yorgunluğu olan bireylere enerji kaynağı olur. Cerrahi müdahale sonrası iyileşme sürecindeki hastalara arı poleniyle beslenmesi tavsiye edilir. Karaciğerdeki lipit metabolizmasına olumlu etkisi ile de enfeksiyon direnci ve iyileşme süreci hızlanır.
  • İçeriğinde bulunan ursolik asit-ß, oleanolik asit gibi triterpen bileşikleri tümör hastalıklarının oluşmasını engeller. [3]

Kimi beslenme uzmanlarına göre insanlar yalnızca arı poleni yiyerek ihtiyaçları olan tüm besin değerlerini karşılayarak yaşayabilirler.

Kan Dolaşımına Etkisi

  • Kandaki insülin, tiroksin ve testosteron gibi hormonlara bağlı yüksek lipit seviyesini azaltıcı etkisi vardır.
  • Kalp yetersizliği olan hastalara verilen 40g arı poleni; kolesterol düzeyinin azalmasını sağlarken fazla kan viskozitesi, fibrin ve fibrinojen düzeyini düşürdüğü görülmüştür.
  • Yaşlılara az miktarda verilen polen ise damarlardaki ateroskleroz lezyonlarını azaltıcı etki gösterdiği gibi, beyindeki serebral kan akışını da iyileştirerek beyin fonksiyonlarının kötüleşmesini engeller.
  • Polenin kan şekerini düşürücü etkisinin sebebi olarak içeriğindeki doymamış yağ asitleri, fosfolipidler ve fitosteroller düşünülmektedir. Düzenli olarak arı poleniyle beslenen bireylerde trambosit kümelenmesini azaltarak fibrinolitik sistemin (pıhtılaşma sistemi) çalışmasını arttırdığı doğrulanmıştır. Bu özellik, arı poleninin kalp hastalıkları ve felç ihtimaline karşı bir anti-damar sertleşmesi etkisinin olduğunu gösterir.
  • Diyette düzenli arı poleni beslenmesi, içeriği sayesinde kan damarlarının esnekliğini arttırarak çatlamaların önüne geçer. Kan yapımı mekanizmasına katkısı çok olduğundan özellikle demir eksikliğine bağlı anemi durumunda kullanımı önerilir. [3]

Solunum Sistemine Etkisi

  • Arı poleni üst solunum yolu enfeksiyonlarında yangıları iyileştirici etkilere sahiptir ve bunlara bağlı rinit, astım gibi alerjik hastalıkların tedavilerinde semptomları azaltıcı olarak kullanılır.
  • Düzenli kullanımdaysa yine kan damarlarının esnekliğini sağlayan ve damarda birikmeyi önleyici etkisi sayesinde alt solunum yollarında (akciğer) oksijenin giriş-çıkışı ve dolaşıma aktarılmasında iyileştirici özelliği vardır. [3]

Arı Poleni Kullanımının Yaygınlaşması

Tüm arı ürünleri gibi arı poleni de pek çok bitki kaynağından toplandığı için farmakolojik olarak aktif kabul edilir. Günümüzde sürekli olarak arı poleni kullanılarak üretilecek yeni ilaçlar geliştirilmekteyken, Almanya Federal Sağlık Bakanlığı arı polenini resmi olarak bir ilaç olarak kabul etmiştir. Yani dünyadaki hızla yükselen antibiyotik ilaç tüketimine güçlü bir alternatif olarak arı poleni kullanımı yaygınlaşabilir. [3]

Arılar olmasaydı, yaşayacak bir dünyamız da olmazdı.

KAYNAKÇA

[1]: Thakur, M., Nanda, V., (2020) Composition and functionality of bee pollen: A review”, Trends in Food Science & Technology, Bölüm 98, Sayfa 82-106
[2]: Kaskoniene, V., Adaskeviciute, V., (2020) “Antimicrobial and antioxidant activities of natural and fermented bee pollen”, Food Bioscience,  Bölüm 34.
[3] Kieliszek, M., Piwowarek, K., (2018) “Pollen and bee bread as new health-oriented products: A review”, Trends in Food Science & Technology, Bölüm 71, Sayfa 170-180.