Beynimizdeki zaman psikolojik ve fizyolojik birçok etmene bağlıdır. Herkesin zaman algısı farklıdır. Zaman algısını iç saatlerimiz, duygu durumu , nörotransmitter maddeler , yaş gibi birçok faktör etkilemektedir. 1 Beynimizdeki zaman algısı en ufak değişiklikte yanılabilir. Beynimizdeki zaman algısından sorumlu bölgeler henüz kesin olarak belirlenememiştir.

Trafikte beklerken zamanın adeta durduğunu, iki dakikanın yarım saat gibi geldiğini hissettiniz mi?  Trafik kazasında saniyeler neden saat gibi gelir? En mutlu anlar neden çok hızlı geçer? Beynimizdeki bu gibi zaman yanılsamalarının birçok sebebi olabilir. Biz bugün zaman algısını yönettiği düşünülen iç saat mekanizmasına ve dopaminin zaman algısına etkisine değineceğiz.


“Eğer ki zamanı benim kadar iyi tanımış olsaydınız, ondan harcanabilen  bir nesne olarak değil, bir kişi gibi bahsederdiniz.”

Alice harikalar diyarında

Biyolojik saatimiz olan sirkadiyen saat dışında zamanı algılamamıza ve bir olayın ne kadar zamanda gerçekleştiğini tahmin eden iç saat mekanizması vardır.

Beynimizde bulunan salıngaç dikkat durumumuza göre tik üretir. Bu tiklerin üretilme hızı iç saat kuramına göre zaman akış hızını belirleyen en temel faktördür. ”Salıngacın ürettiği tikler kapıdan geçerek akümülatöre ulaşan tikler uzun süreli bellekte zamanla ilişkili referans oluşturur. Dikkat, atım üreteci ile sayaç arasındaki ilişkiyi kontrol ederek zamanı olduğundan daha uzun ya da daha yavaş algılamamıza neden olur.” 2 Örneğin trafikte beklemek gibi zamanın adeta durduğu anlarda tik üretim hızının artmasına bağlı iç saatimiz yavaşlar. ” Tiklerin üretildiği kısımlar bazal ganglion ve serebellumda (beyincik) olduğu düşünülüyor.” 2 Bu bölgelerde mesajcı nörotransmitter madde olarak dopamin kullanılmaktadır.

İçsel saat kuramında fizyolojik bir saat olduğu varsayılır. Bununla ilgili bir çok çalışma bulunmaktadır. Bu kuramda işitsel, dokunsal, görsel gibi tüm duyuların zamanlamasını bu saatin yaptığı varsayıldığı için İnci AYHAN’ a göre tartışmalı bir konudur. 2

Zaman algımızdaki en temel faktör vücudumuzdaki dopamin miktarıdır. ”Dopamin beyinde motor kontrol, bağımlılık ve ödül mekanizmalarıyla ilgili bir nörotransmitterdir. ” 3 Eksikliğinde parkinson ve depresyon gibi birçok hastalığa yol açabilen dopaminin yapılan son çalışmalarla zaman algımızda büyük rol oynadığı kanıtlanmıştır.

1996 ‘da Dr. Peter Mangan farklı yaş gruplarında oluşan insanlara üç dakikayı içlerinden saymalarını ister. Deneklerden yüz seksen saniyeyi ‘bir-bin, iki-bin, üç-bin…’ yöntemiyle saymaları istenmiş. Bu deney zaman algısıyla ilgili en bilindik deneylerden bir tanesidir. 20’li yaşlarındaki denekler üç dakikayı ortalama üç dakika üç saniye olarak tahmin ederek isabetli bir tahmin yapmışlar. 60’lı yaş grubundaki insanlar üç dakikayı kırk saniye gecikmeli olarak tahmin etmişler. Deney çok basit gözükse de bize zaman algısının yaşla ve dopamin miktarıyla ilişkisiyle ilgili bize fikir veren deneylerden bir tanesidir. 45

Dopamin miktarı arttığı zaman iç saatimiz hızlanıp zaman bizim için daha yavaş akmakta; dopamin azaldığı zaman iç saatimiz yavaşlayıp zamanı daha hızlı algılarız. Mangan ‘ın deneyinde gençlerde dopamin miktarı normal düzeyde olduğu için onların zaman tahminleri yaklaşık olarak doğruyken yaşlılarda yaşa bağlı olarak dopamin miktarı azaldığı için zaman tahminlerinde kırk saniye gecikme olmuştur. Bu yüzden deneyin sonucunu dopamin miktarıyla ilişkilendirebiliriz.

2016 ‘da Science dergisinde yayınlanan makale bize doğrudan zaman algımızı dopamin salgılayan hücrelerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar deneye başlamadan önce ödül yöntemiyle zamansal farkları ayırt edebilmeleri için fareleri eğitmişler. Art arda duydukları iki sesten ikincisi daha kısaysa sağ taraftaki bölmeye ; ikincisi daha uzunsa soldaki bölmeye yönelerek tercihlerini belirtmişler. Fareler sadece doğru tahmininde ödüllendirilmiş. Farelerin tepki verme süreleri ve tercihlerini belirtme sürelerinde ayrıca ödül alıp alamadığı yani motivasyon durumu da etkili olmuş. Birçok kez bu deney tekrarlandığında ödül alanların dopaminerjik nöronların aktivitesi artarken yanlış seçim yapıp ödül alamayan farelerin dopaminerjik nöronlarının aktivitesi azalır. Farelerdeki dopamin salgılayan nöronların tepkisi ölçüldükten sonra dopamin salgılayan bazı nöronlar optogenetik yöntemiyle manipüle ediliyor. ”Optogenetik yöntemi genleri değiştirilmiş hücrelerin ışık ile davranışlarının kontrol edilmesidir.” 7 Deneklerin zaman algısının bozulmasında bu yöntem yeterli olmuştur. Araştırmacılar dopaminerjik nöronların geçici aktivasyonuyla deneklerin zaman tahminini yavaşlatmayı ; dopaminerjik nöronların inhibasyonuyla ise zaman tahminlerini hızlandırmayı başarmışlar. Bu da bize dopamin salgılayan nöronların zaman algımızda doğrudan rol aldığını gösterir.6

Zaman tıpkı uzay gibi tüm deneyimlerimizin temel boyutlarından biridir. 6 Beynimizdeki zaman algısıyla ilgili bir dizi araştırma yapılmış olsa da şimdilik gizemini koruyan birçok şey var. Sonuç olarak zaman algımızı etkileyen bir faktörün değişimiyle zaman algımız baştan şekillenebilir.


Kaynakça