Belirli bir bölgedeki canlı yaşamını kontrol etmek için izleme ve daha sonra değerlendirme yöntemleri kullanılır. Ancak bu yöntemler zaman sınırından dolayı veya maddi eksiklikler sebebiyle yapılamayabilir. Geniş bir alanda tür çeşitliliği çok fazla olabildiği için bölgenin tür çeşitliliğini koruyabilmek adına daha efektif yöntemlere ihtiyaç duyulmuştur. Bu amaçla geliştirilen yöntemlerden birisi ise şemsiye tür yöntemi kullanılarak biyoçeşitliliğin kontrolünü sağlamaktır. “Şemsiye tür” kavramını kısaca özetlemek gerekirse belirli bir alanda yaşayan canlıyı koruyarak dolaylı yoldan habitattaki diğer canlıların da korunmasını sağlamak diyebiliriz. 

Tarihsel açından baktığımızda yöntemin kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte, şemsiye terimini ilk defa büyük türlerin diğer türlere koruma sağlayabileceğini 1981 yılında öne süren Frankel ve Soulé tarafından kullanılmıştır[1]

Yapılan tanımlamalar 

   Şemsiye tür kavramı hakkında taşıdığı özellikleri ve kullanım alanları baz alınarak farklı birçok tanım yapılmıştır. Farklı tanım yollarının olması da bazen yanlış anlaşılmalara neden olmuştur. Yakın sayılabilecek bir zamanda Fleishman ve arkadaşlarının (2000) yaptığı tanımı baz alırsak şemsiye tür için “korunması ile, sayısız türe koruyucu bir şemsiye görevi üstlenen tür.”[1] .

Şemsiye Türün Seçimi

Şemsiye türler, insanlara karşı gösterdiği duyarlılık ve nadirlik durumuna bakılarak seçilebilirler. Ancak bu özelliklere sahip nadir bir canlının diğer türlerle az etkileşim içinde olmasından dolayı yöntem için uygun olmayabilir.  Bu sebepten ötürü etkili bir şemsiye tür hem nadir hem de çok geniş bir alanda bulunmaması gerektiği gibi insanlara karşı da orta derece duyarlı olmalıdır. Eğer seçilen tür olması gerektiğinden alanda daha az gözleniyorsa çevresine çok koruma sağlayamaz, eğer olması gerektiğinden daha geniş bir popülasyona sahipse de bölgedeki hassas canlılar için korumadan çok olumsuz etkilere neden olabilir[2]

Şemsiye tür olarak seçilme potansiyeline sahip canlıların taşıdıkları diğer bir özellik ise büyük vücutlu canlılar olmalarıdır. Çünkü genel olarak baktığımızda büyük vücutlu canlılar aynı zamanda geniş bölgelere yayılırlar ve geniş alanlarda daha fazla farklı tür barındığından daha çok türe şemsiye görevi görürler[1]

Şemsiye Türe Örnek Olarak;

Panthera tigris altaica (görsel 1)

Sibirya kaplanları (Panthera tigris altaica) Uzak Doğu Rusyası’nın kuzey ormanlarında yaşarlar. Ana avları olan kızıl geyik (Cervus elaphus) ve yaban domuzları (Sus scrofa) üzerinde büyük bir etkileri vardır ve dolaylı olarak bölgedeki bitkiler ve diğer canlılar içinde öneme sahiptirler[3]

Euphydryas editha bayensis (görsel 2)

“Bir başka örnek olarak Launer ve Murphy (1994), Bay checkerspot (Euphydryas editha bayensis) endemik kelebekleriyle yaptıkları çalışmada kelebek popülasyonları korunduğu zaman yine endemik olan diğer ilkbaharda çiçek açan bitki türlerinin popülasyonunda da artış göstermiştir. Ancak bu çalışmada farklı bir nokta olarak eğer kelebek popülasyonu belirli bazı bölgelerde korunduğunda bitki popülasyonunda ani düşüş gözlenmiştir”[4]

Kaynakça

[1] Roberge, J.M. ve Angelstam, P. (2004), “Usefulness of the Umbrella Species Concept as a Conservation Tool”, Conservation Biology, 18(1): syf. 76-85. 
[2]  Fleishman, E., Murphy, D.D., Brussard, F.P. (2000), “A New Method For Selection of Umbrella Species For Conservation Planning”, Ecological Society of America 10(2): syf. 569-579.
[3] Youth, H. (2008), “Russia’s Tough Tigers”, ZooGoer, 37(1); WayBack Machine arşivinden alınmıştır. Son Erişim Tarihi: 20.12.2020.
4- Caro, T. M. (2003), “Umbrella species: critique and lessons from East Africa”, Animal Conversation, 6: syf. 171-181. 

Görseller için Kaynak

Görsel 1 – World Wildlife,” Amur Tigers on the Rise” (22.10.2020 tarihinde erişilmiştir.)
Görsel 2 – Wikimedia Commons, “Euphydryas editha bayensis”, (22.10.2020 tarihinde erişilmiştir.)

Yazı Sahibi