Su dünyasında neler oluyor bunu hiç düşündünüz mü? Peki balıklar birbirleriyle nasıl konuşur, birbirlerini nasıl anlarlar? Bu yazımızda bu soruların cevaplarını vermeye çalışacağız. Balıkların renkli hayatlarına girerek onların iletişimini yakından tanıyacağız. Hazırsanız başlayalım. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.

İletişim canlılar için oldukça önemlidir. Hayatta kalmak, anlamak ve anlaşmak için kullandığımız bu yöntemin nasıl olduğunu bilmek isteriz. Bu yazımızda balıklarda iletişimi ele alacağız. Canlılar alemindeki diğer iletişimleri merak ederseniz buraya tıklayarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

Evet! O zaman su dünyasının vazgeçilmez canlıları olan balıkların; hayatımızı süsleyen, bizi şaşırtan ve kendine çeken bu canlıların iletişim dünyasına girelim. Bu yazıda balıkların kullandığı iletişim çeşitlerini göreceksiniz.

Balıkların Ses ile İletişimi

“Balıkların ses telleri mi var? Nasıl sesle iletişim kurabilirler ki?” sorularını sorabilirsiniz. Balıkların biz insanlar gibi tabii ki ses telleri yoktur lakin farklı mekanizmalar kullanarak, farklı sesler üretirler. Ürettikleri sesleri düşmanlarını korkutmak, eşlerini etkilemek gibi davranışlarda kullanabilirler. Beslenirken ve yüzerken de ses üretirler. Üretilen bu sesler balık dünyasında kendi aralarında bir iletişime sebep olur. Peki balıklar nasıl ses üretir? Balıkların ses üretmesinin üç yolu vardır. Bunlar; yüzme keseleri ile sonik kasları kullanarak ürettikleri sesler (davul çalma), iskelet yapılarının birbirine sürtünmesi ve çarpmasıyla (stridülasyon) ve yüzerken suyu kullanarak ürettikleri seslerdir (hidrodinamik). Bu seslerin çoğu yüksek frekanslı olduğu için insan kulağı duyamaz ancak su altı mikrofonları tarafından algılanabilir. Algılanan bu sesler “vıraklama, mırlama ve bazı patlama sesleri” şeklindedir. İsterseniz şimdi bu ses üretimini biraz ayrıntılı inceleyelim[1,2].

Yüzme Kesesi ile Ses

Balıklar arasında en yaygın olan ses, sonik kas ile yüzme kesesinin davul çalınmasıyla yapılan sestir. Yüzme kesesi, birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalıyla aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli olan yapıdır[3]. Sonik kaslar, yüzme kesesine bağlı şekilde veya yüzme kesesinin yakınında bulunur. Bu kaslar, omurgalılarda bilinen en hızlı kasılan kaslardır. Bu kaslar yüzme kesesinin hızlı bir şekilde kasılmasına ve genişlemesine neden olarak davul sesleri çıkartır. Üretilen bu sesler 45-60Hz ile yaklaşık 250-300Hz arasında değişir. Daha yüksek frekanslı sesler olabilir mi? Evet olabilir. Örneğin gümüş levrek balıkları bazen 1000Hz’ün üzerinde frekanslar üretebilirler. Davul sesleri türden türe değişik gösterse de genellikle mırıltı şeklinde seslerle tanımlanmıştır[2,4].

Stridülasyon

Stridülasyon -bazı böceklerde de ses çıkarmak için kullanılan- sert iskelet kısımlarının veya dişlerin birbirine sürtündüğünde ses çıkarmasına denir. Balıklarda çene dişleri sürtüldüğünde ortaya çıkar. Genellikle beslenme sırasında meydana gelen bu sesler kasıtlı olarak kullanılabilir. Bir korku tepkisi olarak ya da bölgesel bir görüntü olarak kullanılabilir. Yüzme keseleri “hırıltı” şeklinde olan bu sesleri güçlendirebilir. Bu sesler genellikle 100-8000 Hz arasında olabilmektedir. Bu sesleri üreten balıklara örnek verecek olursak; Arius felis, Bagre marinus ve denizatları[2,4].

Hidrodinamik Ses

Hidrodinamik sözlük anlamıyla “Sıvıya batırılmış katı cisimler üzerinde, onların hareketiyle ilgili olarak sıvıların gösterdiği direnci ve sıvıların hareketini inceleyen bilim dalı” demektir[5]. Bir balık hızla yön değiştirdiğinde veya hızlandığında ortaya çıkmaktadır. Bu sesler son derece düşük frekanslıdır. Bu seslerin önemi av-avcı ilişkilerinde görülür. Örneğin bazı küçük balıklar ürettikleri bu seslerle bazı köpek balıklarının dikkatini çekmektedir[4].

Balıkların Hareket ile İletişimi

Sürüde bir balık olduğunuzu düşünün. Sürünüzle beraber senkronize hareket edebilmeniz için birlikte yüzdüğünüz balıkların hareketlerine duyarlı olmanız gerekmektedir. Bu durum avcılara karşı bir savunma mekanizması yaratır. Peki balıklar tek vücutmuş gibi nasıl hareket ederler? Balıkların bedeninin her iki yanında bulunan, sudaki titreşimleri algılayan, basınçtaki değişimlere karşı hassas olan çizgi şeklindeki algılayıcılar vardır[6].

Balıkların Renk Değişimine Göre İletişimi

Balıklarda renk değişimi oldukça etkili ve gelişmiş bir iletişim biçimidir. Bu iletişim yöntemi; eşlerini bulmak, tehlikeden korunmak, savunmak, saldırmak, grup halinde bulunuyorlarsa liderliklerini göstermek, avcılarını yanıltmak hatta taklit etmek için kullanabilirler. Belki de bunlara en güzel deniz canlısı örneği mürekkep balıklarıdır[1].

Peki bu balıklar bu renk değişimini nasıl sağlıyor?

Hayvanı kaplayan renk pigmentleri kromatoforlar bulundururlar. Her balıkta farklı türlerde bulunan bu pigmentler balıkların durumuna göre hızla şekil değişiklik gösterir. Örneğin karanlıkta etkili olan melanofor, simli bir ışıltı sağlayan indofor, sarı ve kırmızı renklenmeye sebep olan eritroforlar vb. olarak kromatoforları çeşitlendirebiliriz. Kromatoforların yanı sıra balıklarda koruyucu görev alan mukus da bazı renkleri vurgulamak ve gizlemek için kullanılabilir[7].

Balıkların Koku ve Tat ile İletişimi

Sucuk bir ortamda koku ve tat alma duyusuna sahip olmak oldukça önemlidir. Bazı sucul ortamların bulanık olması canlının yaşama şansını azalttığı için koku duyusunun gelişmiş olması gerekir. Kokuyla iletişim genellikle balığın; avlanma, göç, üreme, grup oluşturma, tehdit ve tehdit etme, ebeveyn-yavru ilişkisi, gamet oluşumu gibi eylemleri için oldukça önemlidir[8].

Peki balıklar nasıl koku üretir?

Balıklar; idrar, yumurtalık sıvısı, dışkı ve mukus aracılığıyla feromonlar ya da kimyasal ileticiler ile diğer canlının solungaçlarına ya da koku alma reseptörlerine ulaşır. Bu reseptörler oldukça hassas ve özeldir. Bu kimyasallar canlının davranış değişikliğine neden olabilir[8].

Elektrik ile Balıklarda İletişim

Balıklar bu iletişimi genellikle; yön bulmak, avlanmak, kendini korumak ve karşısındaki canlıyı tanımak için kullanabilirler. Bu balıklar elektrik organları olan balıklardır. Bu iletişime en güzel örnek elektrik balıklarıdır[9].

Peki elektrik balıkları nasıl elektrik üretebiliyorlar?

Elektrik organ adı verilen yapıların içinde elektrosit adı verilen elektrik üretebilen hücreler bulunmaktadır. Bu hücreler kas ve sinir hücrelerinin değişim geçirmiş halleridir. Bu elektrosit hücrelerinin uyarılmasıyla hücreler eş zamanlı çalışarak 600V’luk elektrik akımı oluşturabilirler. Elektrik akımı yaklaşık 1-2 milisaniye sürer. Bu üretilen elektrik akımı kendilerine zarar vermemesinin sebebi hayati önem taşıyan organlarının etrafı oldukça kalın yağ tabakası bulunmasıdır[9].

Biyolüminesans ile Balıklarda İletişim

Biyolüminesans, bir canlının vücudunda kimyasal bir reaksiyonla ışık üretmesidir. Bir çok deniz canlısı (bakteri, algler, denizanası, solucanlar, kabuklular, deniz yıldızları, balıklar ve köpekbalıkları) biyolüminesansı kullanarak iletişim kurarlar. Yalnızca balıkların bu iletişimi yaptığı yaklaşık 1500 tür vardır. Balıklar bu iletişimi avlanmak, kendini korumak, eşini etkilemek için kullanabilirler[9].

Peki balıklar nasıl biyolüminesans yaparlar?

Bu tür bir reaksiyonun olabilmesinin sırrı, ışık üreten bir molekül olan lusiferinin oksijen yardımı ile lusiferaz enzimi ile tepkimeye girmesidir. Canlıdan canlıya değişik lusifer türleri bulunmaktadır. Bazı durumlarda, hayvanlar ışıklandırma yeteneği kazanmak için bakteri veya diğer biyolüminesan canlıları kullanabilirler[9].

Kaynakça

  1. Siren Fleet. (2017). “Fish Communcation” girdisi. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  2. Hausheer, J.E. (2018). “What Does the Fish Say?” girdisi. Cool Green Science. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  3. Britannica Ansiklopedisi. (2020). “Swim bladder” girdisi. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  4. DOSITS. (-). “How do fish produce sounds” girdisi. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  5. Türk Dil Kurumu. (-). “Hidrodinamik” girdisi. Güncel Türkçe Sözlük. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  6. Pirge, S. (2013). Balıklar Nasıl Anlar? Atlas Dergisi, 241. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  7. Marshall, N.J. & Cheney, K. (2011). Encyclopedia of fish physiology: from genome to environment: Color vision and color communication in reef fish. San Diego: Academic Press, Cilt 1, syf. 150–158. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  8. Şen Ağılkaya, G., Karaytuğ, S. & Şen, İ. (2019). Balıklarda Feromonlar. Acta Aquatica Turcica, 15(2): 252-261. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.
  9. Sarıgül, T. (2016). “Elektrikli Yılan Balığı Nasıl Elektrik Üretir?” girdisi. TÜBİTAK Bilim Genç. Son Erişim Tarihi: 26.01.2021.

Yazı Sahibi

Merhaba ben Merve Öztaş. Hacettepe biyoloji 2. sınıf öğrencisiyim. Hidrobiyoloji, entomoloji, botanik, nörobilim, psikoloji, ornitoloji gibi bir çok alanda araştırma yapıyorum.