Yılanlar tarih boyunca hayvanların aleminin ilgi çeken sayılı hayvanlarından biri olmuştur. Evcilleştirmek için pek tercih edilmeyen bu canlılar, genelde mitolojide insanlara korku salacak şekilde tasvir edililir ve anlaşılır. Güç bir tabiata sahip olmaları nedeniyle bu esrarengiz canlılara haksızlık yapıyor olamaz mıyız? Bu canlıların kategoriler halinde gizem perdesini aralamaya hazır mısınız?

Yılanların Genel Özellikleri

Türkçedeki yılan kelimesinin kökeni Çincede aynı anlama gelen “lung” kelimesidir[1]. Ülkemizde 40’tan fazla türü bulunan yılanların boyutları 10 cm ile 15 metre arasında değişmektedir. Kobra yılanı gibi omurgasını kaldırabilen yılanlar hariç 3 metre ileriyi göremezler. Yollarını ve avlarını koku alarak bulurlar Birçok canlının aksine burunlarından değil dillerinden koku alırlar.

Dilleri ayrıca birbirlerini ve yumurtalarını bulmaya yarayan birer dedektör gibidir. Üremek için yumurtlayan bu canlılar tek seferde 20 yumurtaya kadar yumurta bırakırlar. Avlarını, üst dişlerini bir şırınga gibi kullanarak, ürettikleri zehirle felç edebilirler. Zehirle öldüren yılanlar olduğu gibi avını boğarak öldüren yılanlar da vardır. Genelde büyük avları tek parça halinde yemeleri ile bilinmektedir. Bunu sebebi avını yutarken soluk borusunun girişini dışarıya çıkarır ve büyük avlarını yutarken bu şekilde nefes alabilir. Sindirim sistemlerinde sentezledikleri güçlü yapıya sahip sıvıyı kullanırlar ve bu sıvı sayesinde avları ne kadar büyük olursa olsun rahatça sindirebilirler.

Bugün, gizemini hala koruyan, sağlık sektöründe kullanılan ve kullanılmaya devam edilen zehirleri ile belki de hayatımızı kurtaran bu canlıların oldukça zehirli bir türünden bahsedeceğiz: Kirpikli Engerek!

Kirpikli Engerek (Bothriechis schlegelii)’in Özellikleri

ağaç, açık hava, bitki içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Yaygın adı Kirpikli Engerek, Yılan (Serpentes) alttakımının Viperidae familyasında bulunmaktadır. Bu ailenin bütün türleri zehirlidir[2]. Çukur engerekleri arasından Kirpikli Yılanı (Bothriechis schlegelii) seçme nedenimiz özelleşmiş zehir yapılarından çok göze çarpan pullarındaki renk çeşitliliğidir.

Yılanlarda pullar tek bir yöne doğru bakmaktadır. Zehirli yılanların pullarında görülen tipik bir özellik ise göz ile üst çene arasındaki pulların çok sıralı olmasıdır. Yılanlar, tüm sürüngenler gibi, onları aşınmaya veya dehidratasyona karşı koruyan bu pullarla kaplıdır. Pullar epidermis kıvrımlarıdır. Yılanlarda üst ve yan taraftaki pullar karın tarafında bulunanlardan daha küçük ve incedir. Karın bölgesindeki pullar zeminle temasta dokuları korumak ve desteklemeye yardımcı olur. Pullar çok renkli ve ilginç desenler halinde organize olabilir. Kirpikli Engerek’in de öne çıkan özelliğinin bu olduğunu söyleyebiliriz. Çoğu hayvanların aksine pulların rengine göre dişi veya erkek olduğu belirlenemez[2].

İlgi çekici görüntüsü onu zoolojik sergiler ve büyük hayvanat bahçeleri için değerli bir tür haline getirmektedir, kendini gizlemede yardımcı olan renk skalasından da kaynaklanan görüntü şenliği sebebiyle kendi habitatından kopartılıp ticareti yapılmaktadır[3].

Yaşam alanlarını ağaçların oluşturduğu Bothriechis schlegelii‘nin habitat özelliklerine göz attığımızda genelde tropikal yağmur ormanları olduğunu görüyoruz. Güney Amerika’dan Güney Meksika’ya oradan da Kuzey Kolombiya’ya kadar uzanan bu alanlarda ona rastlamamız mümkün[4].

Diğer Bothriechis üyeleri gibi ağaçsı yaşamın getirdiği bazı özelliklerinden kaynaklanan güçlü ve kavrayıcı bir kuyruğa sahiptir[3].

Boyu 60-80 cm arasında olan bu tür genellikle kendinden oldukça küçük hayvanlarla beslenmekte. Bunlar; küçük kurbağalar, kertenkeleler ve küçük memelilerden oluşan dar bir gruptur. Avlarına tuzak kurarak avlandığı gözlemlenmiştir[4]. Sabırlıca avını bekler ve av tehlike arz etmediğini düşündüğünde ona saldırır. Bazen, kuşların ilkbahar göçü için belirli bir pusu alanı seçip her yıl buraya geri döndüğü bilinmektedir[3]. Yılanların sinsi olduğu genellemesinin burada gerçekliğe kavuştuğunu görüyoruz. Ama canlı olan her organizma gibi o da enerji harcamaktan kaçınmaktadır. Peki bu durum onu suçlu duruma düşür mü? Tabi ki düşürmez.

Zehirli yapısı onu korkutucu olarak gösterebilir ancak uysal bir yapısı olduğu da gözlemlenmiştir. Saldırgan bir yapısı olduğu düşünülmesinden çok tehdit hissetmedikçe saldırmadığı, yapılan araştırmalarda alınan kayda değer notlar arasındadır[5].

sürüngen, yılan içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu
çiçek, bitki içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Biraz da üremelerinden bahsedelim. Genellikle gölgeli, sulak ancak soğuk olmayan habitatlarda bulunan Bothriechis schlegelii hemen hemen iki yaşında cinsel olgunluğa ulaşır ve ovovivipar türler yıl boyunca sıcak ortamlarda çoğalırlar. Dişiler, yumurtadan çıkmadan önce yaklaşık altı ay boyunca yumurta taşırlar ve yavrular gelişimlerini böylece tamamlar[5].

Erkekler, dansı andıran birtakım hareketlerle bazen saatler süren bir kur ritüeline girerler, bunun amacı her canlıda olduğu gibi dişiyi etkilemektir. Çok eşlidirler ve genellikle geceleri çiftleşirler[3].

Bu özetleyici bilgiler eşliğinde, olur da bir gün yolunuz egzotik bir hayvanat bahçesine düşerse bu güzel ve naif yılanları arkadaşlarınıza ve çevrenize anlatmayı unutmayın. 


Kaynakça

[1]Hancı, H. (2005). Yılan Hikâyesi. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi (STED). 14(8). Ankara: Türk Tabipleri Birliği. s.VI. Son Erişim tarihi: 04.04.2021

[2]Hickman, C., Roberts, L., ve ark. (2016). Zooloji Entegre Prensipler. (E. Gündüz Çev. Ed.). Palme Yayınevi, 16. Baskı, 26.bölüm, syf. 567-572

[3]McDiarmid, R.W., Campbell, J. A., Touré, T. A. (1999). Snake Species of the World: A Taxonomic and Geographic Reference, Volume 1. Washington: District of Columbia: Herpetologists’ League, syf. 511. 

[4]Mattison, C. (2017). Snakes (Collins Gem) [E-Kitap]. Londra: Harper Collins, syf. 469-470.

[5]Sinnett, K. 2011. Bothriechis schlegelii, Animal Diversity Web. Son Erişim Tarihi: 03.04.2020

Yazı Sahibi

Merhabalar, ben Selver. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümü 1. sınıf öğrencisiyim. Biyolojinin, bilimin kapısını aralayan en büyük anahtar olduğunu düşünüyorum. Araştırmayı sevdiğim ve ilerlemek istediğim başlıca alanlar Genetik, Nöroloji ve Toksikoloji. Hobi olarak tuval üzerine resim yapmayı ve yazı yazmayı seviyorum. Boş zamanlarımda da bilimle ilgili şeyler araştırmayı, okumayı ve fotoğraf çekmeyi tercih ediyorum.