Yangınlar, doğal yaşamın parçası olmasına rağmen kontrol edilemediğinde bölgedeki biyoçeşitliliğe zarar verecek boyutlara ulaşabilmektedir. 2019-2020 yaz döneminde Avustralya’da gerçekleşen yangınlar sonucu hepimiz, yangınların biyoçeşitliliğe olan etkisini daha iyi anlayabildik. Ülkemizde ise gerek coğrafi konumu gerekse bitki örtüsü sebebiyle yangınlar büyük bir risk faktörü olmaktadır. Özellikle yaz aylarında Ege ve Akdeniz bölgelerinde iklimin de etkisiyle Türkiye’nin akciğerleri dediğimiz ormanlarımızı kaybetme olasılığımız artmaktadır.

Günümüzde betonlaşmanın artmasıyla ağaçlık alanların azalması, şehir hayatının karmaşası, iş hayatının stresi gibi çeşitli nedenlerle insanların doğa ile iç içe olan yerlere talepleri artmıştır. Doğal alanların içinde artan yapılaşma sonucunda çıkan yangınlar hem insanların yerleşim bölgelerine hem de ormanlık alanlara kolayca sıçrayıp büyük bir afete dönüşme potansiyeli taşır[1].

Yangınların ekosistemde meydana getirdiği durumlar; yangının açığa çıkardığı enerji, yangının süresi, yanan madde miktarı gibi etkenlere bağlı olarak değişir. Yangın sonrası gerçekleşen durumların derecesi ise yangın rejiminin özelliklerine ve ekosistemin direcine bağlıdır.

Orman yangınları bölgede yaşayan hayvanları, bitki örtüsünü kısaca tüm orman ekosistemini etkiler. Bu etki bizlere çoğunlukla olumsuz yönleriyle yansıtılsa da yangın ekolojisi çalışmaları sonucu yangının etkilerinin bölgedeki hayvanların türüne, yangının şiddetine ve bitki örtüsüne bağlı olarak olumlu veya olumsuz yönde değişebileceği bilinmektedir. Örneğin yangın; otlak, çalı ve orman ekosistemlerinin yenilenmesinin ve gelişim döngüsünün devam ettirilmesinin doğal bir sebebiyken kontrolsüz hali başta bitkiler olmak üzere tüm canlı hayatına tehdit oluşturan bir hale gelir[2, 3].

Yangınlar Vejetasyonu Nasıl Etkiler?

Yangınlar gerçekleştikleri şiddete bağlı olarak da vejetasyonun (bitki örtüsünün) tamamı veya bir kısmına zarar verebilir. Yangınların bölgede meydana getirdiği bu zarar bazı türlerin azalmasına bazılarının da yok olmasına sebep olabilir. Ayrıca süksesyon sonucu tür değişimleri yaşanabilir. Yangından etkilenen tohumlar ve ağaçlar, adaptasyonlarında kapsamlı değişimler ortaya çıkarabilir. Yangınlar, Kızılçam gibi yangına bağımlı türlerde gençleştirme şartlarını oluşturup türlerin devamlılığının sağlanmasında önemli rol oynar.

Yüzey yangınları şeklinde gerçekleşen yangınlar bazı türler için sınırlayıcı olurken bazı türler için yararlı olur. Bölgede Pinus palustris gibi yangına uyum sağlayan ve varlığını sürdürebilen ekosistemlerin oluşmasına neden olur. Ayrıca insanların oluşturduğu kontollü yangınlar ve yüzey yangınları, ölü örtüyü uzaklaştırarak mineralli toprağı yüzeye çıkarır. Tohumların çimlenmesi için ideal ortamı hazırlar. Bölgede bulunan bitki kısımları da yanarak toprağa geçtiğinden ihtiyaç duyulan mineraller daha hızlı elde edilmiş olur. Böylece çalı ve meyveli bitkiler; filizlenmesi, çiçeklenmesi ve meyve vermesi için teşvik edilmiş olur. Aynı zamanda kozalaklı ağaç türlerinin tohumları serbest kalır. Süksesyon sonucu bitki topluluklarının bir kısmını ortamdan uzaklaştırabilir veya geçici olarak sıcaklık, ışık, nem, besin maddesi gibi durumlar bakımından rekabeti azaltır[4,5].

Yangınlar Hayvanları Nasıl Etkiler?

Bildiğimiz gibi ormanlar hayvanların doğal yaşam alanıdır. Bu nedenle yangınlarda gerçekleşen durumlara karşı birtakım tepkiler ve savunma mekanizmaları geliştirebilirler. Yangının homojenliği, büyüklüğü, derinliği ve süresine de bağlı olarak hızlı koşan, sıçrayabilen özelliklere sahip hayvanlar diğer hayvanlara oranla daha fazla hareket kabiliyetine sahip olduklarından daha az zarar görebilirler. Hayvanların tepkileri yangının şiddeti, yayılma oranı ve büyüklüğüne göre değişebilmektedir.

Yangınların olumlu sayılan etkilerinden biri odunsu orman tabakasını temizleyerek yeni ve sulu filizlere daha fazla yer açılmasıdır. Tahmin edildiği üzere hayvanlar beslenmek için bu taze filizleri tercih ederler. Ayrıca taze ve gür çalılar birçok böceğe ev sahipliği yaparak çeşitli böcekçil kuşların ve böcekleri besin olarak kullanan diğer hayvanların besin kaynağını oluştururlar.

Yangınlar Toprağı, Suyu, Havayı Nasıl Etkiler?

Yangınlar orman örtüsünü uzaklaştırarak toprağı örtüsüz bırakır. Erozyon oluşumuna yol açan bu durumun yanı sıra toprak, doğrudan yağmura maruz kalarak kimyasal ve fiziksel çözünmeler ile toprağın doğal yapısı bozulur. Kalsiyum, potasyum ve fosfor gibi maddeler artarken organik maddeler azalır. Topraktaki iyonik maddelerin değişimileri vejetasyon üzerinde etkilidir.

Toprağın yapısının farklılaşması bitki örtüsünde büyük değişiklikler meydana getirir. Bitki türlerinde ve organik maddelerin miktarında farklılıklar ortaya çıkar. Bunun sonucu olarak bölgeye gelen hayvan türleri değişebilir. Örneğin yangın sonucu herhangi bir hayvanın beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan bitki türlerinin azalması veya yok olması, o hayvanlar arasında rekabete yol açar. Beslenme ve barınma sıkıntısının da etkisiyle hayvan türünün bölgeden göç etmesine neden olabilir.

Su tüm canlılar için hayati öneme sahiptir. Yangınların oluşturduğu durumlar orman hayatında da sucul yaşam başta olmak üzere amfibileri, memelileri, sürüngenler gibi canlılar etkilenir. Orman yangınlarının hidrosferde meydana getirdiği değişiklikler ve açığa çıkan sedimentlerin zamanla akasulara karışmasıyla su kalitesinde önemli ölçüde değişim meydana gelir[4, 6].

Yapılan bir çalışma neticesinde orman yangınları sonucu toprak yüzeyinde kimyasal element miktarında artma saptanmıştır. Bu artan kimyasal elementlerin bir kısmının çözünmüş halde bir kısmının ise sedimentler halinde zaman içerisinde yağışların da etkisiyle derelere ulaşması su kalitesinin değişmesinin bir diğer nedenidir. Su döngüsünün bir parçası olan yağışlar da orman yangılarının etkileriyle azalma eğiliminde olabilir.

Canlılar için en önemli elementlerden biri karbondur. Karbonun fotosentez, solunum gibi pek çok olayda canlılar arasında hareket etmesi karbon döngüsü olarak adlandırılır. Karbonun büyük bir kısmı atmosferde karbondioksit olarak bulunduğundan orman yangınları sonucu organik maddelerin ve bitkilerin de yanmasıyla atmosferdeki karbondioksit oranında artma görülebilir. Aynı zamanda yanmış vejetasyon bir süre daha ayrışmaya ve karbon çıkarmaya devam eder. Bunlar gibi nedenlerden dolayı orman yangınları, karbon döngüsü üzerinden iklim değişikliklerinde etkiye sahiptir[4].

Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişiklerinin etkisiyle; hava sıcaklıklarının artması, yağışların azalması, kuraklık sorununun ortaya çıkması orman yangınları için doğal döngünün bozulmasına sebep olmuştur. Su kaynaklarımızı, ormanlarımızı, hayvanları, bitki örtülerini kısaca tüm canlıları ve gezegenimizi kontrolsüz orman yangınlarından ve sebep olduğu çeşitli olumsuz etkilerden korumak için birtakım önlemler alabiliriz. Bu amaç doğrultusunda gölet, akarsu, baraj gibi önemli su havzalarında yangın risk haritaları oluşturabilir, yangınların daha az çıktığı bilinen yapraklı ağaç türlerinin dikimi arttırılabilir ve birlikte kullanıldığında tampon görevi gören yapraklı ve diken yapraklı ağaç türlerine birlikte yer verebiliriz. Toplum bilinci oluşturarak, doğayı tanıyan ve doğayla uyum içinde yaşayan nesiller ile orman yangınlarının bahsettiğimiz olumsuz etkilerinden bölgenin faunasını, florasını, toprağını, havasını ve su kaynaklarını koruyabiliriz[6].


KAYNAKÇA

[1] Ertuğrul, M. (2010). Orman Yangınlarının Yerleşim Alanları Üzerine Etkileri ve Korunma Yöntemleri. Bartın Orman Fakültesi Dergisi, 12(17): 101-109.
[2] Özkazanç, N.K. & Ertuğrul, M. (2011). Orman Yangınlarının Fauna Üzerine Etkileri. Bartın Orman Fakültesi Dergisi, 13(19): 128-135.
[3] Arslantürk, N. (2007). Yangının Vejetasyon Üzerine Etkisi. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Fen Dergisi, 2(29): 141-153
[4] Sağlam, B., Bilgili, E. ve ark. (2005). Korunan Alanlarda Orman Yangınları ve Etkileri. Korunan Doğal Alanlar Sempozyumu. Isparta.
[5] Odum, E.P & Barret,G.W. (2016). Ekoloji’nin Temel İlkeleri Kısım 5: Yangın Ekolojisi, Palme Yayıncılık. 5. Baskıdan Çev. syf. 194-199.
[6] Aydın, M. ve ark. (2017). Orman Yangınlarının Su Kaynakları Üzerindeki Etkileri. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 17(4): 554-564.

Yazı Sahibi

Merhaba, ben Zeynep. 1. sınıf öğrencisiyim. Biyoloji uzun zamandır hayalini kurduğum bir bölümdü. Araştırma yapmak ve yeni şeyler öğrenmekten hoşlanırım. Özellikle entomoloji, zooloji ve evrim ilgimi çeken konular arasındadır.